Arşiv
Fatih’te Bir Pazar Günü
Sabah kalktım. Giyinip kendimi dışarı attım direkt. Hafif yağmur çiseliyordu fakat rahatsız etmeyecek şekilde. Kadıköy’e inen ilk otobüse atladım. 10 dakikada Rıhtım’daydım. İskeleye gitmeden Murat Muhallebicisi’nden poğaça ve açma aldım, vapurda yemek üzere.
Son 2 Ayda İzlediklerim
Film izleme alışkanlığının tıkandığı bir yılı geride bıraktık. 2010, neresinden bakılırsa bakılsın fiyasko bir yıl olarak hafızalara kazındı. 2010 yılı içerisinde çıkan birbirinden iddialı filmler yerlerde süründüler. Bırakın kaliteli bir yapımı, vasat bir filmi bile yere göğe sığdıramaz olduk. Çünkü zaten bir elin parmaklarını geçemeyen kaliteli filmlerden sonra, sinemaya hasret kimseler vasat filmlerden medet ummaya başladılar.
Festivalin’in Blogu Açıldı
Bu yıl İstanbul Film Festivali’nin 30. yılı. Festival ekibi de bu yuvarlak sayıyı kutlamak için bir blog açmış, festivalseverlerden anılarını yazmasını istemiş. Ben de boş durmadım, kendi festival hikayemi anlattım.
Glee!
Geçen ay Glee Altın Küreler’de En İyi Komedi Dizisi ödülünü alınca izlemek geldi içimden. Çünkü hem ne zamandır yeni bir komedi dizisine başlamamıştım hem de dizinin türü olan müzikal-lise komedisi beni cezbediyordu. Malumunuz, hem müzikalleri severim hem de lise filmlerine hastayımdır (80’ler………………!).
Ayrımcılık Üzerine (Gentlemen’s Agreement)
Ne yazık ki artık klasik filmlere gerektiği önemi veremiyorum. Üniversitedeyken yeni film izlediğim kadar da eski yapımları seyrederdim. Artık çok az canım ister oldu.
Aşk Tesadüfleri Sever
Aşk filmi takıntımı, beni tanıyanlar bilir. Ne kadar klişe de olsa izlerim. Mesela bazıları vardır, buram buram klişedir ama güzel bir ritim ve damar yakalarsa sıkmadan hatta keyifle kendini izletir. Mesela Notting Hill, benim için çok önemlidir, klişe olsa da.
Biutiful
Bir film düşünün, yönetmeni Inarritu, başrol oyuncusu da Javier Bardem. Bu iki bilgi bile filmi izlemenize yeter!
Oscar 2011 Tahminlerim
Bu akşamüstü Oscar aday açıklandı. Sıcağı sıcağına birkaç yorum yapmak lazım:
Kadın-Erkek İlişkisi Hakkında bir Gözlem (Ordinary People)
Bu akşam Ordinary People‘ı izledim. Robert Redford’un 1980 yapımı filmi. Çoğu insan bu filme karşı önyargılıdır. Çünkü 1981 Oscar’larında Raging Bull‘u alt etmiştir, Scorsese’nin efsane filmini ki aynı yıl David Lynch’in en normal filmi The Elephant Mande yarışmıştır.
Sıradan Bir Cumartesi
Sabah 10 civarında kalktım. Biraz bilgisayarda takıldıktan sonra banyoya girdim.
Son Yorumlar