Ben Kimim?

“Kendinizi kısaca anlatınız.” gibi yazılı cümle kalıpları ve “Bana biraz kendinden bahsetsene…” gibi nice sözlü kalıplarıyla hayatımız boyunca karşılaşmışızdır ve karşılaşmaya da devam edeceğiz. İnsanın kim olduğu, benim de çok düşündüğüm bir konu. Gerek ‘kimlik’ etiketiyle gerekse insani sıfatlarla milyonlarca şekilde cevap verebiliriz.

Mesela ben bu yazıyı ırkıma, dini inancıma, mezhebime, cinsiyetime, mesleğime veya başka bir konuya vurgu yaparak onlarca şekilde yazabilirim. Peki hangisi doğru olur? Hepsi mi, yoksa birkaçı mı? Buna kim, nasıl karar verebilir ki? Daha da önemlisi, yazdıklarımın doğruluğunu ve objektifliğini nasıl bilebilirsiniz ki? Size kendimi harikulade şekilde öven bir yazı da yazabilirim. Kendimi övmesem de belki benim atlayıp, göremediğim ama önem arz eden öğeler/sıfatlar vardır belki. Tabii başka insanlar da beni burada yazabilir lakin bir insan, başka bir insanı yorumlarken kendi bakış açısını da katar. Tıpkı bizim kendimizden bahsederken kendi bakış açımızdan kendimizi yorumlamamız gibi. Dünyada da milyarlarca insan olduğuna göre de milyarlarca şekilde yorumlanabilirim ve bunların hepsinde gerçeklik payı olabillir.

Kendini bu dünyada nefes alıp verebilen sıradan bir canlı olarak gören bendenizin elbet bir sürü sıfatı var: Erkek, TC vatandaşı, engelli, mühendis, vb. Peki bunların kaçı beni tanımlayabilir ki? Ya da daha doğru bir deyişle, bu sıfatların hepsini yan yana koymanız beni ifade edebilir mi?

Aslında bu blogun varoluş amacı da yukarıda anlatmaya çalıştığım mevzu. Ben bir yazıda kendimi doğru, objektif, muntazam ifade edemeyeceğimden beynimin içindeki kelimelerden mürekkep olan yazılardan oluşan bir blog oluşturdum. Bu yazılarda, onların altındaki yorumlarda benden farklı parçalar bulacaksınız. Kiminde müzik tutkumu, kiminde sinema aşkımı, kiminde eski anılarımı koklayacaksınız.

Yine de bariz köşetaşlarından oluşan bir paragrafla kendimi, benimle yeni tanışanlara tanıtayım:

9 Kasım 1984’te İzmir’de doğmuşum. Doğumda kaynaklanan bir komplikasyondan ötürü ataxic cerebyal palsy hastalığından müstaribim. Bursa’da büyüdüm, ilk ve orta öğrenimimi bu kentte tamamladım (sırasıyla Tophane İlköğretim Okulu ve Bursa Anadolu Lisesi). İTÜ Makine Mühendisliği’nden 2008’de mezun oldum. Gebze’de büyük bir AR-GE şirketinde (Hexagon Studio) NVH-CAE Mühendisi olarak çalışıyorum. İstanbul, Kadıköy’de ikamet ediyorum.

Sinemaya aşığım. Devamlı hem yeni çıkanları hem de klasikleri izlerim. Korku sineması hariç her türü ilgiyle izlerim lakin kaliteli olursa korku da izliyorum. Düzenli olarak sinema dergileri alırım, okurum, arşivlerim. Hem niteliği hem de niceliği yüksek olan DVD  ve afiş arşivim vardır.

Ayrıca yeni yerler gezmeyi, yeni tatlar tatmayı, caz, rock ve bu iki türün harmanlarını dinlemeyi, kaliteli ve çığır açıcı kitaplar okumayı, arkadaşlarımla sohbet etmeyi, yazmayı ve spor yapmayı çok severim.

Sosyal medyada ben:

Twitter            LinkedIn

Reklamlar
  1. kimmiş ki o?
    Mayıs 10, 2012, 3:48 pm

    Bence bu kısa bilgiler seni, son derece havalı,boynunda fularla gezen ve pipo içen,sürekli caz veya klasik müzik dinleyen biri gibi gösteriyor.. 🙂 Tekrar gözden geçirsen iyi olur sankimm ..

  2. kemal
    Temmuz 30, 2012, 6:57 pm

    Artun,aynı üniversitenin aynı bölümünden yalnız 23 yılcık bir farkla mezun olmuş bir deden
    olarak blogunu çok begendim.Özellikle yay burcumusun bilmem ama gezdigin yerleri betimlemen çok güzel olmuş,devamını dilerim.
    Benim ilgi alanım iş güvenliği ilginç bir şekilde
    risk assesstment machinery başlığını aratırken senin blog karşıma çıktı.
    başarılar diliyorum
    Kemal ÜÇÜNCÜ

  3. Cihat
    Temmuz 4, 2013, 2:11 pm

    Tebrik ediyorum çok bilgilendirici ve kaliteli yazılar yazıyorsun
    Başarılar dilerim…

  4. Baha
    Kasım 30, 2013, 1:55 pm

    Gerçekten 4. sınıf bir makine mühendisliğinde okuyan için çok yararlı yazılar yazıyorsunuz. Öyle sonlu elemanlar diye gezerken size rastgeldim ve bu siteyle ilk defa karşılaştım. Size ulaşabilceğim bir e-posta adresi bulamadım ama size ulaşmak istiyorum.Başarılar…

  5. biril
    Kasım 30, 2013, 6:27 pm

    engelli ifadeni tekrar düşünmeni öneririm. neye göre? kime göre? kim karar veriyor engelli olduğuna ya da diğerlerinin engelsiz olduğuna. vasat toplum mu? sefil tıp mı? vs vs ben olsam “farklı” kelimesini tercih ederdim.

    • Kasım 30, 2013, 8:17 pm

      Bu konu hakkında defalarca düşündüm çünkü sitemin başındaki mottodan da görebileceğiniz üzere ben kendimi (ve tabii herkesi) bir insan olarak görüyorum.Lakin bazı şeyleri de dile getirebilmek gerek çünkü ne yazık ki eğitim seviyesi düşük bir toplumda yaşıyoruz ve siz bana bir insan gibi davransanız da günlük hayattaki çoğu kişi böyle görmüyor. Bu koşulda bir engelli olduğunuzun bilincinde yaşamanız gerekiyor, yoksa oldukça can sıkıcı durumlarla karşılaşıbiliyorsunuz ve bunlar sizi çok etkileyebiliyor (çoğu kişi anlamasa da). Ayrıca bir olgunun/durumun bilincinde olmanın her zaman insanı ileriye götüreceğini düşünüyorum (bu olgu engelli olmak olmayabilir). Umarım meramımı anlatabilmişimdir.

  6. Aralık 31, 2013, 6:25 pm

    Ismen tanismamis olsak da ayni universitenin ayni bolumunden yakin zamanlarda mezun olmus iki meslekdasiz. Kantinde, alttan aldigin derslerde v.b. yerlerde bol bol karsilsmisligimiz var. Suan NVH egitimi icin geldigim Almanya’da kafamdaki sorulara anadilimde cevap bulayim derken senin sitene rastladim. Kendinden bahsedisin ve guzel Turkcemizi kullanis tarzin beni LinkedIn’deki sayfani ziyaret etmeye itti. En sonunda senin sen oldugunu anladim. Guzel yazilarini takip edecegim.

  7. Melih
    Şubat 17, 2014, 2:43 am

    Merhaba Artun Bey, sizden bir şey öğrenmem gerekiyor aslında sizden öğreneceğim çok şey var ama ilkiyle başlamak istiyorum 🙂 Ar-ge mühendisi olabilmek için yüksek lisans okumak şart mı ? Siz yüksek yaptınız mı yoksa İTÜ’yü bitirmeniz mi işe girişte etkili oldu ?

    • Şubat 17, 2014, 11:42 pm

      Öyle bir zorunluluk yok. Master yapmayan birçok insan var AR-GE yapan. Lakin bu, giderek azalıyor. Çünkü mühendislik yapıyorsun gerçekten bu işte. Okulda bile okumadığın teknik kitapları açıp araştırman, devamlı makalelerle kendini geliştirmen gerek. Böyle bakınca zaten master gibi oluyor AR-GE yapmak ve giderek daha fazla kişi master/doktora yapıyor çalışırken, zaten işe de yardımcı olduğu için.

      İTÜ etkili mi derseniz, her sektörde İTÜ etkilidir. Sonuçta yetiştirdiği mühendis belli bir kalitede oluyor. Bunu kendimi övmek için yazmadım, iş hayatında okulun pek de etkisi olmadığını düşünüyorum. Ama belli bir standarta sahip oluyor mezunları ve İK için kriter oluyor. Şunu açıkça söylemem gerek: Sakarya mezunu olup da İTÜ’lülerden daha iyisini de gördüm lakin genele baktığınızda belli bir standartı oluyor yüksek puanlı/kaliteli üniversitelerin.

  8. Ağustos 30, 2015, 6:07 am

    merhabalar Artun abi,
    Abi diye hitap etmemin başlıca sebebi aramızdaki yaş farkından önce sana senin samimiyetin ile cevap vermek istemem.
    Yeni mezun durumunda bir inşaat mühendisiyim. Hedeflediğim bazı şeyler var ve bunları FEM den anlayan birisi ile paylaşmak istiyorum. Gitmek istediğim bir yer var ama yolu el ucuyla gösterecek birisi lazım.

    Biraz önce twitter dan takip ettim. Geri döner iseniz oradan iletişim kurabiliriz. Günaydınlar Artun abi 🙂

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: