Arşiv
The Borrower Arrietty
Studio Ghibli, insanın içini ısıtan bir marka artık. Hangi filmi olursa olsun, size yeni bir şeyler söyleyebilen, dünyaya dair uyarılarda bulunan, bunları yaparken de animasyonun sıcaklığını, sevimliğini ve şirinliğini unutmayan bir stüdyo.Çoğu kimse Japonya’nın Pixar’ı dese de, Pixar’dan daha olgun, samimi ve en önemlisi birbirini tekrar etmeyen filmler yapıyorlar.
Stüdyo Ghibli’nin son mahsülü Kari-gurashi no Arietty (Aşırıcılar/The Borrower Arrietty) de bu çizginin güzide bir devamı. İngiliz yazar Mary Norton’un romanından uyarlanan film, insanlara görünmeden kendi hayatlarını yaşamaya çalışan tırnak boyutundaki küçük insanları merkeze alıyor. Bahçeli bir banliyö evinin bodrumunda kendi evlerinde yaşayan ve insanların dert etmeyecekleri küçük şeyleri aşırarak hayatlarını idame ettiren bir aile vardır. Ailenin kızı Arrietty, 14 yaşına girdiğinde artık eve çıkıp aşırmayı öğrenmesi gerekmektedir. Aynı zamanda, evin sahibinin küçük yeğeni Sho kalp ameliyatı olmadan dinlenmek için eve taşınır. Arrietty ile Sho’nun birbirini görmesi ve aralarında oluşan dostluk ikisi için de yeni kapılar açmaya başlar.
37°2 Le Matin (Betty Blue)
7-8 aydır erişemediğim sabit diskime sonunda erişince, kıyıda kalmış bazı filmleri de tekrardan hatırladım. Betty Blue (37°2 le Matin) filmi de bunlardan biri. Daha bunun gibi sürüyle film var, The Last Detail gibi.
37°2 le Matin 1986 yapımı bir Fransız filmi. O yıl tüm dünyada da oldukça popüler olmuş. Hala da hatırlayan var (ki ben de bir dergiden okuyup radarıma almışımdır). Ama izledikten sonra IMDB’den yapıtığım kısa araştırma sonrasında o yıl Oscar dahil tüm ödüllere aday olmasına rağmen çok da beğenilmediğini gördüm. Hatta yönetmeni Jean-Jacques Beineix’in ikinci yapıtı olan bu film, aynı zamanda kendisinin son popüler filmi.
Filmin fazlasıyla erotik, şimdiden belirtiyim. Hatta ilk sahnesi gayet hardcore diyebileceğimiz bir sevişme sahnesi. Film boyunca da iki ana kahramanımız, bol bol çıplak kalıp sevişiyorlar. Bu arada ‘film boyunca’ tanımım gayet geniş çünkü tam 180 dakika sürüyor. Sinemalarda sanırım 2 saatlik kurgusu oynamış ama o kurguyu bulmanız bence çok zor. DVD olarak direkt yönetmenin kurgusu var.
Daha fazlasını oku…
Filmler…
Bu sefer son 3-4 ayda gösterime girmiş filmlere bakıyoruz. Gelin, yerlilerden yabancılara bir tur atalım:
Kısa Kısa Filmler – 2
Filmlere devam ediyoruz:
Kısa Kısa Filmler – 1
Festivaller harici uzun zamandır film yazısı yazmadığımı fark ettim. Bunun çeşitli sebepleri var. Dizilere fazlasıyla ağırlık vermem gibi ki 1-2 hafta içinde detaylı bir yazı hatta yazı dizisi hazırlama niyetindeyim. Ama ana sebep, artık beni heyecanlandıran filmlerin çok azalmış olması ve izlediğim filmleri yazma isteğimin azalmış olması. Yani çok azı, gerçekten üzerine düşünülüp yazmak için vakit harcamaya değiyor.
Festival Günlükleri – 4
1 hafta geçse de festivalin kendi adıma en uzun süren gününü anlatmaya başlayabilirim. Festivali bitirirken tam bitirmek istedim ve tam 4 filmlik bir program hazırladım. Buyrun şimdi bakalım sırayla:
Festival Günlükleri – 3
Festivalin son haftasına 8 biletim vardı lakin 7’sine gittim. Haftanın ilk günü Bela Tarr’ın son filmi vardı ve hafta içi, mesainin üstüne bir Tarr filmini 2.5 saat çekemeyecektim. Hele Arka Pencere’de şu yorumu okuduktan sonra: “A Torinoi lo‘yu bitirebilenler psikolojik tedavi görmeye başladı.”
Festival Günlükleri – 2
2. günlüğü biraz rötarlı yazdığımdan sadece filmler üzerine olacak. Bu sefer 2 günde gittiğim 3 filmi ele alacağım.
Festival Günlükleri – 1
Sabah Feriköy’de uyandım. Aşağı salınarak Nişantaşı’na inerim diyordum. Yeni bir yol deneyinde saçmaladım biraz. Yağmurda yağıyordu nasıl, elde de simit kaybolmuşum hafiften. Toparlamak kısa sürdü neyse ki. Tam reklamlar başlarken City’s’deki salona girdim.
Last Night: Aldatma Üzerine Bir Film
Geçen hafta bir film izledim, fazla iddiası olmayan. Adı Last Night, İstanbul Film Festivali’nde galası yapılacak. Massy Tadjedin’in ilk filmi olan bu kendi çapındaki eser, oyuncularıyla adından söz ettiriyor. Ama benim derdim, oyuncular veya filmin teknik özellikleri değil ki onlar da fena sayılmaz, gereken yapılmış.
Son Yorumlar