Başlangıç > film eleştirisi > Kısa Kısa Filmler – 1

Kısa Kısa Filmler – 1

Festivaller harici uzun zamandır film yazısı yazmadığımı fark ettim. Bunun çeşitli sebepleri var. Dizilere fazlasıyla ağırlık vermem gibi ki 1-2 hafta içinde detaylı bir yazı hatta yazı dizisi hazırlama niyetindeyim. Ama ana sebep, artık beni heyecanlandıran filmlerin çok azalmış olması ve izlediğim filmleri yazma isteğimin azalmış olması. Yani çok azı, gerçekten üzerine düşünülüp yazmak için vakit harcamaya değiyor.

Bu yüzden son 3-4 ayda orada burada izlediğim filmlerden bir seçki sunacağım. İzlediğim bazılarını açıkçası unuttum bile.
Flipped

Bu filmi duyanınız var mı? Şahsen ne çekildiğini, ne gösterime girdiğini duydum (Türkiye’de girmedi zaten). DVD’si çıkınca haberim oldu. Filmde ilgimi çeken ilk şey yönetmeni: Rob Reiner. Son 20 yıldır kayda değer pek film çekmedi farkındayım ama 84-90 arası 4 önemli film çekerek sinema tarihine girdi ve ben hala takip ediyorum Reiner’ı, herkes bıraksa da. Son filmi Flipped çok şeker bir film!
‘Aşk’ı bu kadar basit ve güzel anlatan oldukça az filme rastladım. Film, iki çocuğun 6-15 yaşları arasındaki hayatlarını ve aralarındaki aşkın filizlenmesini anlatıyor. Çocukların okul ve aile hayatları işleniyor ve bu yolla hayata dair küçük ama önemli ayrıntıların altı çiziliyor. Hayattaki ‘küçük şeyler’i anlatan ve bunların arasında aşkı ön plana çıkaran bir film. Pazar sabahı filmi olarak da çocuk filmi olarak değerlendirilebilecek ama bence bu iki sınıfa girse de çok daha fazlasını barındıran küçük bir cevher. Ayrıca yardımcı oyuncu kadrosu harikulade!

The Romantics

Pek önemsenmeyen başka bir film. Çok da güzel değil zaten. Ama enteresan bir çekiciliği ve tadı var. Oyuncu kadrosu gerçekten ağız sulandırıcı. Katie Holmes, Anna Paquin, Malin Akerman, Elijah Wood, Josh Duhamel, Candice Bargen gibi isimler barındırıyor. Hikaye hafif bayat olsa da düzgün bir kurguyla izlettiriyor.
Üniversite arkadaşlarının toplandığı bir düğünde, damadın nedimeyle olan eski ilişkisinin gölgesi ve günümüz ilişkilerinin yüzeyselliği filmin damarı. Akşam vakit geçirmek adına iyi bir film.
Howl

Bu filmi izleyeli çok oldu. Beat kuşağını anlatan son derece farklı bir çalışma. Şiir, edebiyat, ahlak ve sansür hakkında düşünmenizi sağlıyor. Günümüz toplumunu oluşturan dinamiklerden pek bilinmeyen birini, Beat kuşağını enteresan bir dille anlatıyor. Filmi izledikten 1 ay sonra AKP, filmde adı geçen şairlerden Burroughs’un kitabı hakkında soruşturma başlattı. Filmdeyse aynı olay, 1950’lerde oluyordu. Güldüm.
Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: