Arşiv

Posts Tagged ‘Amy Winehouse’

Bir İnsan Hakkında: Amy

Hayat, keyifli ama aynı zamanda meşakkatli bir macera. Bireyin yolda önüne çıkan zorlukları iyi tahlil edip kendisini geliştirmesi gerekiyor ve bu süreç hiç sona ermiyor, doğumdan ölüme kadar. Bu yılın gözde belgesellerinden Amy‘nin (2015) esas anlatmak istediği bence bu, her ne kadar öyle gözükmese de.

2000’li yılların önemli ses sanatçılarından Amy Winehouse’un çıkış ve trajik iniş sürecini konu alan belgesel, Senna (2010) ile sürükleyici ve farklı bir belgesel çekilebileceğini kanıtlayan Asif Kapadia’ya ait. Amy‘nin de dramatik yapısı oldukça kuvvetli ve seyircisinin gözünü perdeden bir dakika bile ayırmasına izin vermiyor. Bunun ana sebeplerinden biri dakik kurgusunun yanında, gerçekçiliği ve ana odağı olan Amy Winehouse’u tarafsız ve içtenlikle anlatması.

amy-1

Winehouse’un hayatından görüntüleri kronolojik olarak arka arkaya dizerken onu doğrudan etkileyen unsurlara hiçbir zaman odağını çevirmiyor: Ne aile fertleri, ne kocası, ne arkadaşları, ne yüzsüz medya, ne de şaşılası biçimde müziği. Kapadia’nın odağı hep sabit, yalnızca ve sadece Amy! Ama bir ünlü ya da harika bir ses olarak değil, bir insan olarak Amy! Zaten filmin adı da bunu yansıtıyor. Daha fazlasını oku…

Reklamlar

Biraz da Müzik!

Ne zamandır müzik hakkında yazmıyorum. Biraz da son zamanlarda dinlediğim türlerden, şarkıcılardan ve müzik olaylarından bahsedelim. Aralara da streamler koyup keyiflenelim.

  • Gürol Ağırbaş adını duyanınız azdır. Kendisi bu ülkenin yetiştirdiği en iyi müzisyenlerdendir. Kaliteli albümlerin, şarkıcıların arkasında onun adını görebilirsiniz. Ağırbaş, son birkaç yıldır ilginç bir proje yürütüyor: Köprüler projesi, batının ünlü şarkılarını Türk ezgileriyle harmanlayıp enstrümantal olarak yorumluyor. Bu projenin 3. ayağı geçtiğimiz kasımda piyasaya çıktı. Ben de böylece haberdar oldum. ‘Köprüler 3 – Beyazperde’ albümü, dünyada sevilen 10 ünlü film müziğini Türk ezgileriyle birleştiriyor. Ortaya çıkan albüm, son derece ilginç, benzeri olmayan ve keyifli. Bazı şarkılar öne çıkıyor tabii. The Last of the Mohicans Theme ile The Scent of Woman‘ın ünlü tangosunu bir de bu albümde dinlemelisiniz.
  • Bunun dışında Türk müziği hızlı şekilde çökmeye devam ediyor. 2011’de çıkan albümler arasında dinlemekten keyif aldıklarım bir elin parmaklarını geçmiyor: Model – Diğer Masallar, Peyk – İçimdeki İz, Nilüfer – Nilüfer’le 12 Düet, Melis Danişmend – Daha Az Renk ve Aşk Tesadüfleri Sever Film Müzikleri
  • Bir de albümü olmayan bir gruptan bahsedelim. Alternatif müziği takip edenleri onları çok iyi biliyor zaten. Büyük Ev Ablukada, çok ilginç ve ‘alternatif’ kelimesinin hakkını sonuna kadar veren bir müzik yapıyor. Şu an sadece internetten dinleyip konsere gidebilirsiniz.
  • Yabancılarda da yeni çıkanları pek takip etmiyorum aslında. Lady Gaga’nın son albümü gayet güzel. Adele’in son albümü de yine çok iyi, daha önce dinlememiş olanlar bu sese mutlaka kulak vermeli. Soundtrack albüm olaraksa Sucker Punch OST‘yi tavsiye ederim.
  • Ayrıca Globus’u dinlemenizi tavsiye edeceğim. Kendilerim film fragmanları müzik/şarkı yapıyorlar. Bazıları çok iyi oluyor. Hatta ‘Preilator’ adlı şarkıları nefes kesen güzellikte.
  • Son olarak Amy Winehouse’a değinelim. Bu kadar güzel bir sesin, bu kadar iyi bir söz ve müzik yazarının bu kadar genç ölmesi çok üzücü. Sebebi ne olursa olsun (son olarak uyuşturucu olmadığı anlaşıldı), böyle bir sanatçının arkasından mantıksız yorumlarda bulunmak çok küstahça. Yonca Evcimik neyse de, Sertab Erener’in “Daha zeki olmasını beklerdim.” demesi beni Sertab adına çok üzdü. Demek ki kendisi ‘zeki olma’yı piyasa işi yapmakla bir tutuyor. Valla şu anda ben Türkiye’de Amy gibi bir kadın sanatçı olduğunu düşünmüyorum. Kendini sadece sanata veren, diğer tüm piyasa oyunlarına karşı çıkan kaç kişi tanıyorsunuz? O yüzden bazı cümleleri kurarken insan kendisine bakmalı önce! Yazının son şarkısı da Amy’den gelsin, ilk albümden ‘Stronger Than Me’: