Başlangıç > başyapıt, caz, film eleştirisi, klasik > Shadows [1959 – John Cassavetes]

Shadows [1959 – John Cassavetes]

‘Bağımsız film’ nedir? Son yıllarda çoğu sinemaseverin kafasını kurcalayan sorulardan biri. Hangi filme bağımsız denir? Bir ölçütü var mı?

Aslında hem var, hem de yok! Var çünkü terim olarak ‘bir stüdyo tarafından çekilmemiş her film’ bağımsız oluyor. Ama artık stüdyolar tarafından desteklenmeyip çekilen bir sürü popülist film de var. Mesela bu tanıma göre Türkiye’de çekilen her film bağımsızdır çünkü ülkemizde stüdyo sistemi yok. Fetih 1453‘e bağımsız demek, komik olmaz mı ama? O yüzden daha spesifik bir tanımla ‘ana-akım dışı yapım’ denilebilir. Bu sefer de ‘ana akım’ın ölçütleri nelerdir sorusu gündeme gelir ki yeterince karmaşık ve sonu gelmeyecek bir tartışmaya dönüşür. Örneğin geçen ay tüm dünyada gişe rekorları kıran The Hunger Games‘in ilk 10 dakikası gayet ana akım dışı çekimlere sahipti. Bu yüzden de, hele günümüzde, gerçek manasıyla bir bağımsız film bulmak çok zorlaştı.

Shadows ise bu konunun doğuşunu simgeliyor çünkü çoğu sinema tarihçisi tarafından ‘ilk bağımsız film’ olmakla anılır. Bugün çoğunluğun ‘bağımsız filmin babası’ olarak tanıdığı John Cassavetes’in ilk uzun metrajıdır. Aslında Hollywood’ta orta çapta ünlenmiş bir aktör olan Cassavetes’in asıl tutkusu yönetmenliktir ama bunu ısrarla stüdyo sistemi dışında, kendi koşullarında yapmak ister. O yüzden de, katıldığı radyo programlarında dinleyicilerden birer dolar istemek gibi yöntemlerle ve verdiği oyunculuk atölyelerindeki öğrencileri ile arkadaşlarını oynatarak 2 yılda ilk filmini çeker.

Shadows‘ta bir senaryo yok! Filmin sonunda ‘Şimdi izlediğiniz film tamamen doğaçlama çekilmiştir.’ diye bir ibare ekrana yansıyor. Belli bir konuya sahip tabii ama toplamda bir ana cümlesi yok. Bugün bu mottoya sahip onlarca film ve dizi olabilir ama 1959 yılı için ne kadar radikal bir karar olduğunu düşünün. Şöyle bir örnek vereyim: 90’ların başında ‘Hiçbir şey hakkındaki şov/The show about nothing!’ sloganıyla yayına giren Seinfeld, hem yayın rekorları kırmıştı hem de dizi sektörünü ciddi manada değiştirmişti. Shadows ise 30 yıl öncesinde bunu yapmıştı zaten!

Kabaca iki erkek ile bir kız, üç kardeşin New York’taki yaşamlarını anlatıyor. Büyük erkek kardeş Hugh, kariyerinin başında yetenekli bir caz şarkıcısı; ortanca erkek kardeş Bennie bir caz trompetçisi ve küçük kız kardeş Leila ise yazar olmaya çalışan bir gençtir. Doğaçlama olmasına rağmen ilginç bir şekilde sürükleyici olan film, belgeselvari çekimleriyle (el kamerası!) ile de göze çarpıyor. Bu arada seyircinin ilgisini çekmek amacıyla yapılan kurgu hataları önemli ayrıntılar arasında. Charles Mingus’un şık caz notaları ise arkaplanda nefes veriyor izleyiciye.

Sinema tarihinin önemli kilometretaşlarından olan Shadows, 53 yıl sonra bile keyifle izlenebiliyor. Mutlaka izlemelisiniz.

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: