Başlangıç > liste, sinema, yıl değerlendirmesi > 2011’in En İyi Filmleri

2011’in En İyi Filmleri

Hadi 2011’de izlediğim filmlere göz atalım. Yılı değerlendirirken, iyileri hatırlayalım. Önce bir ‘İlk 10’ listesi yapalım, aonraki yazıda da listeye giremeyip adından bahsetmeye değer olanları sıralayacağız:

1) Hugo : Martin Scorsese’nin son filmi tüm sinefillere bir armağan! Dakik senaryosu, harika görsel tasarımı, 3. boyutu muazzam kullanışı ile beni benden aldı ve yılın tek 5 yıldızını kazandı. *****

2) Jodaeiye Nader az Simiz (A Separation / Bir Ayrılık) :  Tüm dünyaya seslenen karmaşık olay örgüsünü son derece yalın ve basit anlatan bu İran filmi hala aklımda; çıkacak gibi de değil! ****1/2

3) Bir Zamanlar Anadolu’da : Nuri Bilge Ceylan’ın son eseri, sadece Sonbahar‘dan sonraki en iyi Türk filmi olmakla kalmadı; ince işlenmiş senaryosu, akılda kalıcı diyalogları, enfes görüntüleri ve zengin alt metniyle yüreğime işledi. ****1/2

4) Drive : Nicolas Winding Refn’in bu enteresan western yapısındaki kara film/aksiyon denemesi; şaşırtan rejisi, sanat tasarımı, müzikleri ve başroldeki Ryan Gosling’in karizması ile beni çok etkiledi. 1 hafta etkisinden çıkamamıştım. ****1/2

5) Le Gamin au Vélo (A Kid with a Bike / Bisiketli Çocuk) : Dardanne Kardeşlerin bu şaşırtıcı ve şoke edici filmi, sinemanın nasıl yapılması gerektiğini anlatan bir ders gibiydi. ****

6) Another Year (Ömrümüzden Bir Sene) : 2010’un çok konuşulan bu filmini ben martta izleyebilmiştim. Şarap gibi, her izlendiğinde başka bir tat alınabilecek bir film. Hayat hakkında felsefe yapmaya da birebir. ****

7) Akmareul Boatda (I Saw the Devil / Şeytanı Gördüm) :  Şiddetin her halini barındıran ve bu yüzden her bünyeye sakıncalı olabilecek bu Güney Kore filmi, ilk sahnesinden son sahnesine (yaklaşık 2.5 saat) dinmeyen gerilimiyle takdiri hak ediyor. Hele günümüzde 1 dakika bile gerilim yaratabilmek başarı iken. ****

8) 50/50 : Beni hem ağlatıp hem güldürebilen yılın tek filmiydi. Muntazam senaryosu, harika oyuncuları ve samimiyetiyle yılın en önemli melodramıydı. ****

9) Midnight in Paris (Paris’te Geceyarısı) : Entellik üzerine küçük bir başyapıt. Woody Allen yine kabiliyetini konuşturmuş. ***1/2

10) Rise of the Planet of the Apes (Maymunlar Cehennemi: Başlangıç) :  Bir Hollywood gişe filminden beklenmeyecek zenginlikteki senaryosu ve ciddiyetiyle yılın önemli filmlerinden biri oldu. Sanırım benim gibi, kimse de böyle bir başarı beklemiyordu. ***1/2

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: