Arşiv

Posts Tagged ‘Todd Haynes’

Bir Sahnenin İçinde: Yataktaki Eşitlik

Ocak 30, 2017 Yorum bırakın

“Seks satar!” Bu cümle her ne kadar saf sinemaseverlere çiğ gelse de bir o kadar gerçektir. Woody Allen gençliğinde çıplak kadın görmek için gittiği bir film, Sommaren med Monika (1953), sayesinde Ingmar Bergman’ı keşfetmiştir. Bu örnekte olduğu üzere bazen hayırlara vesile olsa da genelde niyet tamamen maddidir. Seyirci beyazperdede gördüğüyle tatmin olur, yapımcı da para kazanır. Tabii sahnenin içinde bulunduğu yapım da sanatsallıktan hızla uzaklaşır. Bunu, ‘sanat filmi’ sıfatını almak isteyen kimi yapımlar bile hiç gocunmadan yapar.

carol

Lakin nasıl sevişme ile seks arasında fark varsa, kimi cinsellik içeren sahneler de maddi amaçlı seks sahnelerinden farklıdır. Karakterlerin duygu yoğunluklarını, tutkularını, arzularını en samimi şekilde seyirciye yansıtan, insani eylemlerden biridir sonuç olarak. Bir kere oldukça doğaldır. Karakterler soyunarak maskelerinden arınır. Kusurları örtebilecek kostüm, makyaj, aksesuar, vs kadraj dışında kalır. Manen de çıplak kalan karakter, içindeki tüm sevgiyi partnerine sunar. ‘Sevişme’ kelimesi zaten bunu ifade eder, iki insanın birbirini severek yaptığı eylemi. Daha fazlasını oku…

Reklamlar

Mildred Pierce

Temmuz 17, 2011 Yorum bırakın

Perşembe günü Emmy adayları açıklandı. Emmy, Amerikan televizyonlarında yayınlanan her şeyin en iyisini seçen prestijli bir ödül. Kategori sayısı 50’nin üzerinde ama genel olarak dizi ve TV filmleri için olan kategoriler önemseniyor. Belirtmeliyim ki bahsedilen Emmy sadece primetime için olanı. Ayrıca gündüz kuşağı için ayrı bir ödül gecesi düzenleniyor.

Bu yılki adaylar zaten göz önünde olan diziler: Mad Men, Boardwalk Empire, Glee, Dexter,… Dizilerde sadece Game of Thrones‘un da yarışa katılması beni sevindirdi. TV filmleri ve mini dizilerde ise birkaç ismi kenara not ettim: Mildred Pierce, The Kennedys, Cinema Varite ve Too Big to Fall önümüzdeki 1 ayda gündeme alabileceklerim. Açıkçası TV filmlerine mesafeli yaklaşıyorum ama içlerinde izlenmeye değer olanları oluyor. Mini-dizler ise ayrı bir format. Başarılı olursa tadından yenmeyenleri hep olmuştur.

Ben de bu haftasonu oturup Mildred Pierce‘i izledim. HBO’nun yayınladığı 5 bölümlük bir mini-dizi. Aslında 5 saatlik bir film de denilebilir. Hatta ben öyle bakmayı tercih ederim.

1930’larda orta sınıfa mensup Mildred Pierce’in iş ve özel hayatına odaklanıyor. Dizi başladığında sıradan bir ev hanımı olan Mildred’ın boşanmasıyla beraber kendine ait restaurantlar zinciri kurmasını adım adım izliyoruz. Bu sırada kendi özel yaşamı ve kızlarının da bu hayata etkisini görüyoruz.

Daha fazlasını oku…

Kategoriler:Emmy Ödülleri, mini-dizi Etiketler:

I’m Not There

Şubat 5, 2008 Yorum bırakın

Bob Dylan dinler misiniz? Şimdi bir filmle Bob Dylan dinleyip dinlememenin ne ilgisi var diyebilirsiniz. Ama söz konusu bu filmse var! Şöyle ki Dylan dinlemeyenler bu filmi rahatlıkla es geçebilir, hatta 2 saatlik bir sıkıntıdan kurtulabilir. Dylan sevenlerse yüzlerinde bir gülümsemeyle filmi seyredebilir.

Bir kere film kesinlikle bir Bob Dylan biyografisi değil. Böyle bir film bekleyenler ne yazık ki daha beklemek zorunda. Bu film ise Dylan’ın hit şarkılarından çıkılarak esinlenilmiş 6 karakterin yaşam karakterinden ibaret. Tabii ki bu karakterler bariz şekilde Dylan’dan özellikler barındırsa da hiçbiri Dylan değil. Filme bu açıdan bakılınca her şey açıklığa kavuşuyor. Mesela Richard Gere’ın suretinde canlanan 19. yüzyıl çiftçisi Dylan’ın Pat Garrett filmi için yazdığı ‘Knockin’ on Heaven’s Door’ şarkısından vücuda gelmiş.

Böylece filmde 6 karakter izliyoruz ama hepsi aynı tatta değil. Mesela Heath Ledgar’ın karakteri beni daha çok çekti. Ama Cate Blanchett’in olağanüstü biçimde erkek olduğu karakterin bölümü beni sıktı. Aslında bence bunun aynı sebebi, benim Bob Dylan külliyatına vakıf olmamam, diğer deyişle Bob Dylan dinlemiyor olmam.

Böylece film Dylan dinlemeyen biri için pek çekici bir deneyim değil. Ama diğer taraftan fikir çok orijinal ve güzel. Oyuncu kadrosu göz dolduruyor. Dylan’ın müzikleri de cabası.

Kısaca filmi izlemeden evvel iki kere düşünmeniz de fayda var. Filmden zevk alıp almamak da tamamen size kalmış.

Oyuncular: Christian Bale, Cate Blanchett, Heath Ledger, Richard Gere, Ben Whishaw, Marcus Carl Franklin, Kris Kristofferson, Julianne Moore, Charlotte Gainsbourg, Bruce Greenwood, Michelle Williams – Görüntü Yönetmeni: Edward Lachmann – Müzik: Bob Dylan – Senaryo: Todd Haynes, Oren Moverman – Yönetmen: Todd Haynes

Kategoriler:film eleştirisi Etiketler: