Arşiv

Posts Tagged ‘Jason Reitman’

Sinema Sinema

Mission Impossible – The Ghost Protocol [Brad Bird – 2011]

Yaklaşık 2 ay oldu filme gittiğim. Ama yine de yazmak lazım Cruise abinin son marifetini. Yetenekli animasyonculardan Brad Bird’ün ilk defa gerçek oyuncuları yönettiği bu ünlü serinin son filmini izlemesi çok keyifli. Az sayıda aksiyonun ciddi anlamda yüreğinizi hoplatabildiği günümüz sektöründe, büyük perdede böyle bir film izleyebilmek çok hoş. Yanlış anlaşılmasın, son Tehlikeli Görev türe yeni bir şey getirmiyor. Hatta konusu oldukça basit. Dört kişilik bir ekip, yine son saniyede dünyayı kurtarıyor. Ama film ne yaptığının bilincinde olarak oldukça dozunda hamlelerle adımlarını atıyor. Keyifli olan da bu. Yoksa ne bir Casino Royale ne de bir Bourne Identity.

A Dangerous Method [David Cronenberg – 2011]

Cronenberg’ün son filmini beğenmeyenlerdenim. Ünlü psikoanalist Jung’ın hayatını anlatan film, doğal olarak Freud’u ve bolca psikoanaliz terimi barındırıyor. Ama nedense bu kışkırtıcı özdense Cronenberg, Jung’ın önce hastası, sonra da meslektaşı olan Dr. Sabina Spielrein ile ilişkisine odaklanmış. Vasatın biraz üzerinde gezinen seyir keyfi, Keira Knightley’in abartılı oyunculuğuyla zedeleniyor ne yazık ki.Sonuçta kolayca unutulacak bir dönem filmine dönüşüyor. Halbuki bizim, bu kadro (Cronenberg, Fassbender ve Mortensen) ve konudan daha iyisini istemek hakkımız değil mi?
Daha fazlasını oku…

Reklamlar

Oscarlıklar 2010 – 2

Filmler hızla elime düşmeye devam ediyor. Sıcak sıcak servis ediyoruz.

Bu arada aday listelerinde yer alan ve benim daha önce yazmış olduğum filmler var. Bunların yazılarını arşivden bulabilirsiniz: Avatar, Julie & Julia, Das Weisse Band, Los Abrozos Rotos, The Hangover, The Hurt Locker, (500) Days of Summer, The Informant!, The Proposal, Duplicity, Inglorious Basterds, Up ve District 9.
Daha fazlasını oku…

Juno

Juno’yu ilk defa bundan 3 ay önce Kanada’da oturan bir akrabamdan duymuştum. Hatta istenmeyen bir gebelik hakkında olduğunu duyunca Knocked Up’a benzetmiştim. Çağdaş da (söz konusu akrabam) daha gerçekçi ve oturaklı bir yapıda olduğunu söylemişti. Aradan birkaç ay geçmeden Juno’nun ünü Türkiye’de de duyuldu. Bu yılın bağımsızlarının flaş ismi olarak ödül gecelerinde ismi sıklıkla anılmaktaydı. Böylece izlenmesi gerekenler listesine girivermişti.

16 yaşında bir lise öğrencisi olan Juno, erkek arkadaşına bekâretini verdiği gece hamile kalır. Durumu sakinlikle karşılar ve kürtaja karar verir. Ama 2 aylık ceninde ayak tırnaklarının çıktığını öğrenince vazgeçer ve bebeği evlatlık vermeye karar verir. Bundan sonra da önce müstakbel anne-babayı bulur, konuyu ailesine açar ve hiçbir şey olmamış gibi yaşamına devam eder.

Juno, daha jeneriğinden belli olduğu üzere bir çizgi roman gibi tasarlanmış. Ama bu çizgi romanda süper kahramanlar, silahlı çatışmalar veya komik figürler yok. Bu roman, 16 yaşındaki gebe bir kızın 9 aylık macerasını anlatıyor. Bunu da kendisinin ne olduğunu bilerek, fazla ciddiye almadan ama başarıyla yapıyor. Ortaya da sıra dışı, gerçekçi ve izlenmesi gereken bir yapıt çıkmış. Juno, kesinlikle bir başyapıt olmayabilir ama şirinliğiyle başyapıtmış gibi görünecek kadar iyi kotarılmış ve bu özelliği, ona bu yıl başta Oscar olmak üzere çoğu ödül töreninde adından bahsettirecek gibi görünüyor.

Bu özelliğinin ana sebebi senaryosunun oldukça derli toplu olması ve aşırıya kaçmaması. Bunu, harika oluşturulmuş bir kadro destekliyor. Juno’yu oynayan Ellen Page, sokakta görseniz hayatta dönüp bakmayacağınız bir kız ve bu sıradanlığı rolüne o kadar uyum sağlıyor ki Page rolünde harikalar yaratıyor. Keza sakar erkek arkadaş Michael Cera, Super Bad’den sonra yine hiç sırıtmadan, sıradan bir lise öğrencisini oynuyor. Yan kadro da desteklerini ihmal etmiyorlar. Ayrıca filmin en az kendisi kadar şirin bir ses kaydı var, dinlerken içiniz bir hoş oluyor.

Jason Reitman iddiasız ama yine başarılı Thank You for Smoking’den sonra mini bir başyapıta imza atıyor. Zevkle, rahatlıkla ve sıkılmadan seyredilecek bir film. Daha ne olsun!

Oyuncular: Ellen Page, Michael Cera, J. K. Simmons, Jennifer Garner, Jason Bateman – Görüntü Yönetmeni: Eric Steelberg – Müzik: Matt Messina – Senaryo: Diablo Cody – Yönetmen: Jason Reitman