Arşiv

Posts Tagged ‘Boardwalk Empire’

Hayattan Notlar

  • Boardwalk Empire sezon finalini aralıkta yapsa da ben geç başladığımdan yeni bitirdim. Bu sezon, ilkinden daha iyiydi. Lakin hala dizide bir olmamışlık var ve bu, dizinin bir üst seviyeye çıkmasını engelliyor. Eğlenceli bir izle ve unut dizisine dönüşüyor.
  • Boardwalk Empire her ne kadar Amerika’nın alkol yasağı döneminde geçse de, her bölümde bolca içki içilir. Sezon finalini izlerken ben de kendime bir kadeh viski koymaktan alamadım. Diziye yeni başlayacaklara uyarı, kötü alışkanlıklara vesile olabilir.
  • Bu yıl kar, bitmek bilmedi. Hala yağıyor, sanki hiç sona ermeyecekmiş gibi. Küçükken herkes gibi, ben de karın bir güzellik olduğuna inanırdım. Bembeyaz şekilde yağıyor ve her şeyin üstünü örtüyor. Tüm çarpıklıklar, görmek istemeyeceğimiz her şeyi örtüyor. Her yer beyaza bürünüyor, her şey aynı görünüyor. Sanki farklılıkları da eşitliyor gibi gelirdi.
  • Artık daha farklı düşünüyorum. Evet kar beyaz ama fiziksel özellik olarak siyah! Yani bizi kandıran bir yapıda, göründüğü gibi değil. Kar yağıyor bir güzel, üstü açık olan her şeyi örtüyor, güzellikleri de çirkinlikleri de ve dünyaya masalsı bir hava veriyor. Ama dünya bir masal ülkesi değil. Nitekim kar sadece gözümüzü boyuyor, var olanı bir süreliğine gördürmüyor. Sonra kalktığında, her şey yine çıkıyor. Üstelik buzu, cıvıklığı ve çamuruyla beraber daha da hayatı zorlaştırarak.
  • 10 gün önce kar yine deli gibi yağdığında, Engin akşam bana geldi. Pizza söyleyelim dedik, Little Ceaser’s’da da kampanya varmış, siparişi verdik. 20 dakika filan geçti, telefon geçti. Kar yüzünden getiremeyeceklerini söylediler. Ben de o gece yemeksepeti’nde bir güzel yorum döşedim, sırf herkes görsün diye. Madem getirmeyeceksin, neden sipariş alıyorsun. Hadi aldın,  20 dakika neden bekletiyorsun. Neyse, ertesi gün telefonum çaldı, arayan Little Ceaser’s! Özür dilediler, önce ‘neden şikayet ettiniz’e getirmeye çalıştılar. Ben de bir güzel açıkladım. Tabii bir şey diyemediler ve bedava pizza gönderdiler. Kıssaden hisse: Hakkınızı her zaman savunun.
  • Takipçileri biliyordur, bu ülkenin en iyi dergilerinden Bant geçen yaz yayından kalktı. Bunun yerine kasımdan itibaren e-dergi formatında çıkmaya başladı. Ben birkaç ay bu değişikliğe alışamadım çünkü ben dergilerimi gece yatakta okurum. Geçen hafta yine aklıma geldi ve karıştırmaya başladım e-dergiyi. Oldukça dolu bir içerikle, üstelik elektronik olmanın avatajlarını kullanarak başarılı sayılar çıkartıyorlar. Takip edin bence: http://www.bantmag.com/dergi/
  • Pazartesi pasaport çıkartmaya Gebze Emniyet Müdürlüğü’ne gittim. Bu sefer çipli olan yeni pasaporta geçeceğim. Neyse, tüm istenenleri edinip oturdum polisin karşısına. Polis, ilginç bir şekilde fotoğraflarımı incelemeye başladı. Sanki başkasının fotoğrafı dicektim ki bombayı patlattı: Nüfüs cüzdanımdaki resim bana benzemiyormuş. Ya Ankara’ya sorulması gerekiyormuş ya da cüzdanı yeniletmek. Düşündüm, hemen cüzdan yenilenirse bir daha uğraşmam. Sordum, verirler dedi polis. Arkadaşımla Gebze’de nüfus müdürlüğünü bulduk. Allah’tan hemen verdiler cüzdanı. Emniyete geri dönüp işlemleri tekrardan başlattım. Siz siz olun, nüfus cizdanınıza bir daha bakın, olmadık yerde gıcıklık çıkarabilirler.
  • Gebze kadar leş bir ilçe görmedim hayatımda. Karman çorman, keşmekeş, kalabalık ve olabildiğince çarpık. Gereksiz yere büyük olması da başka bir sorun.
Reklamlar
Kategoriler:dizi, günlük Etiketler:, ,

2010-2011 Sezonu Dizileri

09/06/2011 2 yorum

Bu sezon, yalnız yaşamaya başlamamın da etkisiyle izlediğim dizi sayısı hızla arttı. Kısa süreli, sağlam dizilerin sayısında artmış olması, bunun yanında film sektöründe hissedilir derece azalan kalite bunun başlıca sebebidir. Ama şunu da fark ettim, Türklükten midir, yoksa Akdenizlilikten mi bizim kanımızda ciddi biçimde dizi izleme alışkanlığı var. İster Türk yapımı olsun ister yabancı, herkes bir şekilde dizi izliyor.

Ben de bu sezonun dizilerine şöyle bir göz atıyorum:
Bored to Death

Yılda sadece 2 ay yayınlanan bu dizinin 2. sezonu geçtiğimiz ekimde final yaptı. 3. sezonuna da sadece 3 ay kaldı. Absürd komedi sevenlerin şaheseri olan dizi 2. sezonunda da kalitesini düşürmedi. Jason Schwartzman, Zack Galfianikis ve Ted Denson’dan oluşan kemik kadrosu yine maceradan maceraya atıldı. Yeni sezonu da zevkle bekliyoruz.
Boardwalk Empire

2010’un en çok konuşulan dizilerinden olan tarihsel drama, Mad Men kadar olmasa da ayakları yere basan senaryosu, harika kadrosu ve başarılı teknik özellikleri ile beni tatmin etti. Yalnız 2. sezonda bunun üzerine çıkması gerek, yoksa zaten yavaş ilerleyen (slow burning) bir dizi olarak sıkmaya ve bıktırmaya başlar. Daha çok Al Capone istiyorum. Duy sesimi Terence Winter.
Dexter

Bu yıl izlemeye başlayıp 1 ayda 4 sezonunu izlediğim dizi, kimilerine göre yayınlanmakta olan en iyi dizi. Bence akılcı ve zeki senaryosu ve kurgusunun yanında Michael C. Hall’un başarılı performansına borçlu her şeyi. Ama bunlar kaliteyi arttırsa da, sizi ekrana bağlamaktan öteye gitmiyor. Nitekim gelecek sezonunda sağlam bir hikaye bulamazsa hızla çökebilecek bir yapıda. 5. sezonu yine de çok merak ediyoruz.
How I Met Your Mother

Artık anneden umudu tamamen kestiğimiz, anlık esprilerin dizisi oldu. Böylece bittiği anda tarihe gömülecek bir dizi haline geldi. Ama hala zaman zaman size kahkaha attırmayı başarıyor ve çok az da olsa sizi hüzünlendirebiliyor. Mesela ‘Oh Honey’ bölümü kesinlikle yılın en iyi bölümüydü. Biraz da alışkanlıktan kimse bırakamıyor. Bu arada Barney, Robin ile evlenecek bence. Bu da ta ilk sezondan beri kurgulanan ana yapıyı biraz oturtuyor. Bitirin şu diziyi artık!
House, M.D.

Kaç sezon oldu ben sayamadım. İyice pembe dizi kıvamına döndü. Ama yine de çok eğlenceli. Bazı bölümler baysa da artık, heyecanla diğer bölümü bekliyorsunuz hala. House Cuddy’nin evine nasıl girdi ama?!? :DDD Bence son sezon başka bir hastanede geçecek, tamamen tahmin!
The Big Bang Theory

Bazı bölümleri ciddi biçimde bayık olsa da (ta ilk sezondan beri böyleler) kalanları da çok komik oluyor. Sezon finali hafif zorlama olsa da çok eğlenceliydi. Daha 3 sezon izleyeceğiz zaten en az.
Glee

Bu dizi kesinlikle tek sezon olmalıymış. O zaman işte kült olurdu, yıllar boyu konuşulurdu. Freaks and Geeks misali. Ama bunu sonuna kadar sömürecekler ta ki herkes bıkana dek. 2. sezon, zorlama bölümlerin hayli fazla oluşuyla dikkat çekiciydi. Hani güzelim şarkıları olmasa izlenecek tarafı kalmayacak. Bunun da sebebi, söyleyecek sözünün ilk sezon finali itibariyle tükenmiş olması. Yani Sue Slyvester, daha kaç kere bir iyi bir kötü olabilir ki???? Ya da kaç kere Kurt’ün “Ben gay’im ve özgürüm!” geyikleriyle bahtiyar olabilirsiniz ki?
3. sezonu izlememeyi düşünüyordum ki Javier Bardem’in diziye konuk olacağını okudum. Belki izlemem yine de.
ve diğerleri…
Mad Men, 2012 Mart’ına kadar tatilde!
Breaking Bad, sezonunu 4 ay erteledi. Temmuz sonunu bekliyoruz. Bakalım 4. sezon da bir öncekinden iyi olabilecek mi?
Game of Thrones‘u sezon finalinden sonra yazarım. Sadece 2 bölümü kaldı, gayet de güzel gidiyor. Ama sonraki sezona çok şey bırakacak olması üzüyor.
Son olarak, son sezonunu izleyeceğimiz Entourage da Temmuz sonunda başlayacak. Duyurulur.