Başlangıç > fikir, hayat, iş hayatı, Mühendislik > Üniversite Öğrencilerine ve Yeni Mezunlara Tavsiyeler

Üniversite Öğrencilerine ve Yeni Mezunlara Tavsiyeler

Bu yazıyı uzun zamandır yazacağım ama hep erteliyordum. Artık yazmam gerek çünkü artık neredeyse ayda bir, bu konuda soru geliyor. Hem cevapları tek bir yerde toplamak iyi olur, hem sormaya çekinenlere yardımcı olmuş olurum, hem de akla gelmeyen hususlara değinirim.

Öncelikle şunu söylemeliyim: Ben sadece tavsiye veriyorum. Mezuniyetten beri 8.5 yıl geçmiş biri olarak gördüklerimi ve deneyimlediklerimi yazıyorum.  Herkesin hayatı kendisine özel ve farklı. O yüzden hayatınızla ilgili karar alırken, tavsiyeleri sadece dinleyin. Seçimler, sorumlulukları ve getirileri tamamen size aittir.

Şimdi maddeler hâlinde tavsiyelere geçelim:

  • İngilizce: Hangi mesleği yaparsanız yapın İngilizce şart. Kabul edin veya etmeyin, 21. yüzyılda global bir çağda yaşıyoruz. Her yerde ve zamanda İngilizce geçerli. Mezun olana kadar İngilizce’nizi bitirmeye çalışın.english
    Ben bunu yazınca genelde “Nasıl?” sorusu geliyor. Valla artık daha kolay. İngilizce’nin temeli çok kolay, geliştirmesi çok zor bir dildir. Bol kitap okumalı, bol film-dizi (altyazısız) izlemeli ve (mümkünse) yurt dışında vakit geçirmelisiniz.Bu üçü için de ucuz ve kolay yollar mevcut. İnternet üzerinde sürüsüne bereket e-kitap, belgesel, dizi ve film var. Sadece dişinizi sıkıp daha fazla çaba gösterin. Beğendiğiniz bir filmi önce İngilizce altyazıyla, ardından da altyazısız izleyin. Okumak istediğiniz bir kitabı İngilizce okuyun.

    Yurt dışı ilk bakışta pahalı gözükse de artık eskisi kadar değil. Work & travel, Erasmus gibi seçenekler var. Şahsen ben gönüllü çalışma kamplarına gitmiştim. Sadece uçak parası ödeyerek 2-3 hafta çeşitli kamplara katılmıştım. Hafta içi gayet çalışarak, akşamları ve hafta sonları da kamptaki diğer insanlarla sosyalleşip gezerek çok güzel anılar edindim. Hem İngilizce’m gelişti, hem kendime güvenim geldi, hem bir sürü ülkeden sayısız arkadaşım oldu, hem de yepyeni yerler gördüm.

  • Office programları: Öğrenci ve mezunlara bunun önemi nedense belirtilmiyor. Belirtilse de anlaşılmıyor. Excel, word ve powerpoint’i çok iyi kullanmanız gerek. İşinizi -ister iş sahibi, ister çalışan olun- harika yapsanız da onu karşınıza/müşterinize/şefinize aktaramadıktan sonra yaptığınız iş sıfırdır. Bunun da ilk yolu düzgün ve anlaşılır şekilde raporlamak, grafik ve tablolar oluşturmak ve sunmaktan geçer. Bunlar için de Office programlarını çok iyi kullanmalısınız. Bazen ufak bir kod yazmanız bile gerekebilir. (Ben sırf raporlara standart grafikler koymak ve bu işlemi hızlandırmak için 2013’te tcl/tk dilinde çok ilkel ama neredeyse her gün kullandığım bir program yazdım.) Eğer bunları öğrenme sürecini okulda hallederseniz iş yaşamınızda işiniz kolaylaşır.

    office
  • Dersler: Bana en çok sorulanlardan biri de “Sonlu elemanlar için  hangi derslere önem vermeliyim?” Ben cevabı sonlu elemanlar özelinde değil, genel vereceğim. Maalesef eğitim sistemimiz o kadar ezberci ve sabitfikirli ki insanlar üniversiteye geldiklerinde hâlâ “Bu konudan şu kadar soru geleceğinden ona çalışayım. Diğeri nasılsa çıkmaz!” düşüncesini devam ettiriyorlar. Arkadaşlar, üniversite meslek öğrenilen bir kurumdur ve müfredat buna yönelik yapılır. Yani her ders ve konu önemlidir. İleride hayatın içinde mesleğinizi icra ederken kimse hangi dersi aldığınızı, hangisine daha çok çalıştığınızı sormayacak. Örnek mi? Karşınıza öyle bir problem geldi ki sonlu elemanlar programınız yetersiz kalıyor. Ne yapacaksınız? Öncelikle problemi anlamak için fizik, dinamik, statik ve mukavemet bilmeniz gerekiyor. Bunları kağıda dökerken matematiksel ifadeler, hatta belki yüksek matematik kallanmanız gerekecek. Belki kurduğunuz denklemlerden tam sonuç alınamayacak ve bir sayısal yöntem seçmeniz gerekecek. Eeee bir de bunları programa girmeniz gerek. Bir kod dili (Tcl/tk, C++, java, vs) bilmelisiniz.corporate-training
    Kıscası okulda her şeyi öğrenmeye çalışın. Ama ezberlemeyin, mantığını öğrenin. Çeliğin yoğunluğunun kaç olduğunu bilmenize gerek yoktur ama hangi şartlarda nasıl davranacağını bilmelisiniz (malzeme dersleri).
  • Deneyim: Pratik her zaman için teoriden daha önemlidir. Teori; her zaman genelgeçeri temsil eder, çoğunluğun sesini yansıtır, ideal üzerinden ilerler. Tıpkı lise kimyasında okutulan ideal gaz denklemi gibi fikri basit olarak açıklasa da gerçekçi değildir. Gerçek hayatta milyonda bir olabilecek şey de karşınıza çıkar, en kıyıda köşedeki vaka da. Bunları hiçbir okul öğretmez, öğretemez.experience
    Bu yüzden okuldayken kazanabildiğiniz kadar deneyim sahibi olun. Mesleki açıdan staj yapın; stajınızı uzun yapın, kaliteli ve size bir şey öğretecek şirketlerde yapmaya çabalayın. Lakin bununla da yetinmeyin, farklı işler yaparak hayatı öğrenmeye çalışın. Belki size mesleki kazanç sağlamayacak ama farklı tecrübeler yaşatacak part time veya yaz işlerine girin. Farklı işler/eylemler farklı bakış açıları kazanmanızı sağlar. Mesleğinizi size öğretildiği gibi yaparsanız ne uzarsınız, ne kısalırsınız. Hayatın farklı unsurları/kavramları arasında analoji kurarak kendinizi ve mesleki yetinizi geliştirebilirsiniz. Sallıyorum, garsonlukta öğrendiğiniz bir pratiği belki ileride bir mühendislik probleminde kullanırsınız.

Şimdi de genel tavsiyeler:

self

  • Kimse anasının karnından profesyonel, işinin ehli, feci deneyimli doğmuyor. Herkes bir zamanlar öğrenciydi ve yeni mezundu. Herkes bir yerden başlayıp yükseldi. Biliyorum, hayat pek adil değil. Bazıları sıfırdan başlamıyor ama kimileri de eksilerden başlıyor. Deneyimsizlik kötü bir şey değil, bunu şansa çevirmek sizin elinizde. Çünkü kuracağınız kariyer başkasına değil, size ait.
  • Lütfen yalan söylemeyin ve olmadığınız biri gibi davranmayın. Yeni mezun olarak gittiğiniz bir mülakatta her şeyi bildiğinizi iddia etmeyin. Çünkü bilemezsiniz. Çok karşılaştığım için şu örneği vereceğim; 3-4 yıl deneyim sahibi olmayan birinin sonlu elemanları çok iyi bilmesine imkân yoktur. Ama okulda 3-4 günlük kurs alıp sertifika sahibi olan kişi, öyle olduğunu iddia ediyor.
  • İnsan olduğunuzu sakın ve asla aklınızdan çıkarmayın. Kimse sizden üstün değil veya siz de kimseden üstün değilsiniz. Evet, toplum içinde hiyeraşik bir yapı mevcut. Bu, kimsenin size insanlık dışı davranmasına sebep değil. Çalışma şartlarınız ne olursa olsun insanlığınızı kaybetmezseniz takdir kazanırsınız. Saygı görmek istiyorsanız siz de saygı göstermelisiniz.
  • Kendinizi iyi tanıyın, her anlamda. Çervemdeki insanlarda sıklıkla karşılaştığım ciddi bir sorun bu. Büyümek her zaman, bilhassa ülkemizde olgunlaşmak manasına gelmiyor. Kendinizin pozitif ve negatif yönlerini iyi analiz edin. Beğendiklerinizin yanında, neyi beğenmediğiniz de çok önemlidir. Zaaflarınızı açık etmeyebilirsiniz ama siz bilmelisiniz ki buna göre aksiyon alabilin. Hayat sürprizlerle dolu, neyin ne zaman yaşanacağı hiç belli değildir. Kendinizi tanımazsanız hayatın tüm gelgitlerine karşı daha hassas olursunuz. Kariyeriniz kadar, özel ve ailevi hayatınız için de geçerlidir bu, her zaman.
  • Hobi edinin. Hayatınızda aklınızı boşaltacak, sizi rahatlatacak bir meşgale her zaman olsun. Ülkemizde genelde boş iş olarak gözükse de hobi sayesinde arınan bir kafayla ofise gitmek, işinizi de pozitif etkileyecektir.hobby
  • Profesyonel ve özel hayatınız mutlaka iç içe geçecektir ama bazı sınırlar koymalısınız. İki yaşamınızın da sağlıklı yürümesi için kendi kurallarınızı en başta koyun ve bunlara riayet edin. Mesela haftada bir kez hiç iş yapmamak ve düşünmemek gibi.
Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: