The American

Son derece kısır bir yıl geçiriyoruz. Giderek azalan sinemaya gitme isteğimiz, bu kısırlıkla birleşince ortaya sektör açısından vahim bir tablo çıkıyor. Hasılatların azalması, üretimin azalması demek; o da yaratıcılığın azalması demek. Çünkü nicelik düştükçe, riske girme ihtimaliniz ve dolayısıyla nitelik de düşüyor. Inception‘ı 2010’un zirvesine yerleştiren bu, tam olarak. Riske giren film bulan izleyici ona tapıyor artık çünkü bunu yapan film neredeyse yok artık.

Türkiye’de Eylül 2010 programına bakan bir sinemasever, durumu zaten kavramıştır. Koca ayda izlenebilecek sadece 2 film bulunuyor (Machete‘yi sayan varsa 3 olur): The American ve I Killed My Mother. Bugün ilkine gittim. Açıkçası fazla risk aldığını söyleyemeyiz ama gayet kaliteli bir film olduğu apaçık ortada.

Bir tetikçi/silah ustasının İtalya’daki inziva günlerini izliyoruz. Senaryo gayet tahmin edilebilir ama iyi oturmuş. O yüzden de bu kısmı direkt geçerseniz iyi edersiniz. Çünkü The American senaryosuyla ve benzeri yan unsurlarla değil, gösterdikleriyle ön plana çıkmayı tercih ediyor.
Müzik videosu geçmişini filmde sonuna kadar kullanıyor Anton Corbijn. Atmosferi iyi oturtmuş. Işığı iyi kullanmış. Çerçeveleri kusursuz. Ama daha önemlisi mekanı (klişe tabirle) karakter haline getirmeyi başarmış. Tetikçinin yaşadığı stresi, giderek artan bunalımı; İtalyan köyünün daracık sokaklarıyla çok iyi yansıtılıyor. Labirenti andıran sokaklar, tetikçinin çıkışsızlığını ve giderek tükenişini diyaloglara gerek duymadan yansıtıyor. Böylece George Clooney’in sağlam performansıyla da izlerken keyif alınan bir yapıma dönüşüyor.
Ayrıca kadın oyuncusu Violante Placido ile de beni oldukça etkilediğini belirtmeliyim. Bu kusursuz fiziğe sahip İtalyan kadını beni izlerken bayağı mest etti. Ama asıl şoku annesinin kim olduğunu öğrenince yaşadım. Başka bir kusursuz İtalyan fiziği de annesidir ve benim favori filmimde oynamıştır (hatta filmin sevdiğim bölümlerinin birkaçında) ki sırf bu film için Sicilya’ya gittiğimi söylersem bazılarınız anlar hangi film ve kim olduğunu (anlamayanlar IMDB’ye baksın).
Normal bir sezonda sadece dikkat çekici bir yapım olabilecekken böyle bir yılda ismi oldukça zikredilen bir filme dönüşecek. Gerçekten de 2010 yılı içinde paranızı rahatlıkla harcayabileceğiniz sayılı filmden biri.
Oyuncular: George Clooney, Violate Placido, Johan Leysen, Thekla Reuten, Paolo Bonacelli – Görüntü Yönetmeni: Martin Ruhe – Müzik: Herbert Grönemeyer – Senaryo: Rowan Joffe (Martin Booth’un ‘A Very Private Gentleman’ adlı romanından) – Yönetmen: Anton Corbijn – ***1/2
Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: