Hallam Foe

Rapidshare üyeliğimden beri hard diskim filmle dolup taşıyor. Öyle filmler oluyor ki indirdikten 8-9 ay sonra izliyorum. Mesela The Wild Bunch. Kasımda indirmiştim galiba. Uzun süre öylece bekledi, usul usul, sesini çıkarmadan. Ancak geçen ay (ağustos) izlenme olanağı bulabildi. Aynı muameleye Hallam Foe da tabii tutuldu. Neden diyebilirsiniz? Aslında bir sürü sebebi de var, sebebi yok.

Neyse zaten benim asıl yazmak istediğim filmin kendisi. Pek bağımsız film seyrettiğim söylenemez açıkçası. Çünkü çoğu sıkıcı oluyor. Lakin bağımsızların sevdiğim tarafı mutlaka özgün bir tarafları bulunması. Tabii artık ciddi bir sorun da baş göstermiş durumda. Her küçük bütçeli filmin kendini bağımsız sanma sorunsalı. Bir de buna büyük stüdyoların alt şirketlerinin katkısı ekleniyor. Bunların sonucu mu? İyi bağımsızların giderek seyrelmesi. Gerçi şu açıdan yaklaşırsak bu tespiti çürütebiliriz. Dijital devrimin yardımıyla bağımsız sayısı arttı ama iyi olabilenler eski yıllarla kıyaslarsak sayıca aynı. Yani esas sonucun şu olduğu ortaya çıkıyor: Bağımsızlar çöplüğünün içinden iyilerini seçebilmek.

Hallam Foe, Edinburgh ve çevresinde geçen bir film. Filmin ismi, ana karakterin adından gelmekte. Hallam, 2 yıl önce ölen annesini özleyen bir genç. Bu özleyiş, giderek onda saplantı halini almış ve buna babasının sekreteriyle evlenmesi de eklenince içinden çıkılmaz bir hal almış. İşte, film Hallam’ın bu çıkmazdan kurtuluşunu anlatıyor.

Jamie Bell, Billy Elliott’tan beri severek takip ettiğim bir aktör ve bu filmde de oldukça iyi. Filmin esas yükü onun omzunda zaten. Hallam’ın sorunlarını, psikolojisini, çöküşlerini ve sonunda çıkışını harika yansıtıyor. Yani filmin ana kozu Jamie Bell.

İkinci koz da Edinburgh. Benim en sevdiğim Avrupa kenti olmasından mıdır, nedir pek hoşuma gitti filmin orda geçmesi. Orada yürürken hissettiklerimi sanki bir daha hissettim.

Başta senaryo (zaten kitap uyarlaması) olmak üzere filmin diğer unsurları da iyi olunca zaten farklı bir şey ortaya çıkıyor. Tam bir bağımsız gibi. Farklı tatlar, baharatlar içeren ama bir yandan da sizin çok iyi bildiğiniz bir yemek sanki. Ben kendimden çok unsurlar buldum açıkçası. Sizi bilemeyeceğim.

Oyuncular: Jamie Bell, Sophia Myles, Ciaran Hinds, Jamie Sives, Maurice Roeves, Ewen Bremner, Claire Forlani, Ruth Milne – Görüntü Yönetmeni: Giles Nuttgens – Senaryo: David Mackenzie, Ed Whitmore (Peter Jinks’in romanından) – Yönetmen: David Mackenzie – ****1/2

Reklamlar
Kategoriler:film eleştirisi Etiketler:
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: