Arşiv

Posts Tagged ‘eğitim sistemi’

Biat Kültürü ve Türk Eğitim Sistemi Üzerine

28/10/2013 2 yorum

1.5 ay önce, yakın bir arkadaşımla oturmuş, gündem üzerine konuşuyorduk. Oldukça beğendiğim ve sonrasında da üzerine çok düşündüğüm bir cümle kurdu: “Bize okullarda insan olmayı değil, vatandaş olmayı öğrettiler.” Bu cümle o kadar çok şeyi açıklıyor ki şaşarsınız. Zaten bu yazıyı kaleme almamın sebebi de bu cümle.

Pak alakadar gözükmeyen bir örnekle başlayacağım. Bu yazın başında bizzat ilgilendiğim bir stajyerim vardı. Bir mühendislik öğrencisi olarak, gelecekteki kariyeri için önemli bir örnek olacağına inandığım stajı için mümkün olduğunca teori kısmını minimize edip pratiği ve iş yaşamını öne çıkarmaya çalıştım. Bu yüzden de verdiğim işleri öylesine yapmamasını, önemli olanın işin/görevin altında yatan mantık olduğunun üzerine basa basa vurguladım. Hakkını yememek lazım, zeki olduğundan kolay kapsa da soruları hep aynı yere çıkıyordu: “Ben bunları staj defterine nasıl yazmalıyım?” Çünkü okulda kendisini öyle bir korkutmuşlar ki sanki stajın tek amacı, staj defterini düzgün doldurmak!

egitim

Okullarda gördüğümüz, bu ülkede okula gitmiş hemen her bireyin yaşadığı bir korku bu: Tek bir hedefe yönelip o hedefin asıl mantığını ıskalamak. Ne yazık ki tüm eğitim sistemimiz aynı kural üzerine kurulu: Çeşitli hedefleri geçmekten ibaret olan bir eğitim hayatı. Sınavlardan yüksel not al, ortalamanı yüksek tut, hocanı dinle ve uyumlu ol. Bunları yaptığınızda ‘iyi öğrenci’ oluyorsunuz. Halbuki bilmiyorsunuz ki size asıl öğretilen ‘devletine saygılı vatandaş’ olma bilinci. Vicdan, erdem, düşünme, araştırma, yorumlayabilme, kendini ifade etme gibi en temel kişilik unsurları eğitim sistemimizde yer bulmuyor. Abartmayalım, bunlardan bazılarının ismi zikrediliyor ama hep dayatılan ana (ve çoğunlukla saptırılmış) hedef uğruna ıskalanıyor. Tamamına yakını ezbere dayalı ve kitabi olan bir sistemde ister istemez bazı insani özellikler ıskalanıyor.

Öğrenci hayatı, tamamen (devlet tarafından kontrol edilmiş) kitaplardan öğreniyor ve doğal olarak kendi kişiliğini oluşturabileceği temel bazı malzemelerden yoksun kalıyor. Hele aileden ve/veya arkadaş çevresinden benzeri bir eğilim gelirse (ki bizim toplumsal hayatımız zaten buna yatkındır, aşağıda açıklayacağım), birey başkalarının koyduğu hedeflere göre yaşayan bir insan haline geliyor. Bilhassa asker ve polis gibi daha orta okulda (yani kendi kişiliği oluşmadan) devlet yatılı okullarına alınıp ağır eğitime tabi tutulan meslek gruplarında bunu daha şiddetli hallerde görebilirsiniz. Daha fazlasını oku…

Reklamlar